05 Aralık 2019 Perşembe

Doç. Dr. Salih Yılmaz / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BELEDİYELER YASASI VE KÖYLERİMİZ

01 Nisan 2013 Pazartesi 17:31

Ereğli Gündemine dair olaylar, söylentiler, konuşmalar sıkça değişse de değişmeyen tek şey siyasi konuşmalar. Ben çocukluğumdan beri hatırlarım ki seçimin hemen ertesi günü gelecek seçime dair konuşmalar, planlar yapılır. Herkes bir hesap peşindedir ve bu hesap tutmadığı anda kısa sürede harcanacak birileri bulunur. Siyaset belirli insanlar tarafından yapılabilir. Dikkat ederseniz geçmişten günümüze gelen alışkanlıklar değişmiyor. Yeşil Ereğlimizde siyaset yine belirli kişiler tarafından yönlendiriliyor. Herhangi bir siyasi parti ayırmadan irdeleyebileceğimiz bu kapalı yapı zamana direniyor olsa da benim umutlarım yok olmuş değil. Her ne kadar partiler arasında kavga olsa da Ereğli’yi sevdiklerinden kimse şüphe duymamalı. Bizim şehir olarak hatamız her şeyi siyasi propaganda yaparak yıkmaya ve yok etmeye dayalı siyasetimizdir. Bir de yıllardır bu şehirde siyaset halk için değil de kişilerin özel çıkarları ve belli bir gurubun tekelinde yapıla gelmiştir. Halkımız durumun farkındadır. Bu siyasi yapı bundan sonra devam edemez. Her Ereğlili olarak kendimizi en iyi bilen ve en iyisini yapan olarak düşünmekten vazgeçelim. Birlik olmadığımız sürece bu şehre katkımız olamaz. Bizim gücümüz CHP, MHP, AK Parti, BBP, Saadet Partisi vb. partilerin ortak düşüncede ve projelerde birlikte hareket edebilmesindedir. Ayrıştırma arttıkça bu şehirde geriye gidiş de artacaktır. Bir diğer sorun da şehrimizdeki bölgesel ayrımcılıktır. Aslında ben kişisel olarak böyle bir ayrımcılığın olduğuna inanmasam da birileri bunu özellikle kaşıyarak çıkar elde etmeye çalışmaktadır. Siyaseti bölgesel ayrımcılık üzerine kurmaya çalışanlar bilmeliler ki bu planları tutmayacaktır.  Türkiye’nin hızla geliştiği, Dünyaya açıldığı, eğitimli nüfusun hızla arttığı bir dönemde birçok hizmeti kolayca alabilecek bir şehir olan Ereğli, sırf kişisel ve partisel çekişmeler sebebiyle kendi içine kapanmıştır. Herkese kafa tutan bir şehir olarak anılan ve bundan hiç de pişman olmayan şehrimizdeki sakinlerimiz kendilerine yeni yetişen neslin neden Ereğli’ye geri dönmediğini sormalıdır. Alacakları cevap bu nesil maalesef bu şehirde bir gelecek görmüyor. Buna dur demenin zamanı gelmedi mi? Özellikle gençlere sesleniyorum. Hakkınızı aramaktan ve doğruları söylemekten korkmayın. Korkmayın çünkü kimse sizin üzerinize kum dökemeyecektir. İmkânınız olduğunda şehrinize geri dönün ve halkı uyutmaya devam eden zatı muhteremlerle mücadele edin.  Bu arada üzülerek söylesek de 2 milyona yakın para harcanan ve 2 yıl öncesinden bile bazı sporculara borcu olduğu bildirilen Ereğli Bayan Voleybol Takımızın durumu ortadadır. Şimdi bu para amatör olarak şehrimizdeki futbol yatırımına harcansaydı, birçok çocuğumuzun diğer branşlardaki eğitimine harcansaydı iyi olmaz mıydı? Bu takımda kaç tane Ereğlili sporcumuz oynamıştır soralım? Veya Ereğli’nin reklamını ne kadar yapıyor? Gerçi cevap alamayız ama olsun. Eskiden Ereğlispor Futbol Takımı 2. Ligde iken stadımız hınca hınç dolardı. Köylerden bile seyirciler gelirdi. Hatta futbol takımına futbolcu seçmeleri köylerde bile yapılırdı. Şimdi ise sporun durumu içler acısı. Bunun tek sebebi maddi yatırımların yanlış kullanılmasındadır.
Takdir siz hemşerilerimizin…
Şimdi gelelim asıl konumuz olan Belediyeler Yasasına. Bu yasada şu sorularımızı cevaplandıralım.

Büyükşehir Belediyeleri merkezden uzak bölgelere ve ilçelere hizmet götürebilecek midir?
Muhalefet belediyeleri veya merkezden uzak büyük ilçe belediyeleri tarafından sıkça dile getirilen ve istismar edilen bu konu aslında yasada açıkça ortaya konmuştur. Çünkü bu yasayla büyükşehir belediyeleri hizmet alanı içine giren ücra yerlere şehir merkezinden hizmet götürmeye çalışmayacaktır. Hizmet gerektirdiğinde bu da mümkündür, ama burada unutulmaması gereken İl Özel İdarelerinin her türlü imkânının büyükşehirlere devredilecek olmasıdır. Hizmet köylere ve ücra yerlere bugüne kadar nasıl götürülüyorsa bundan sonra da üstelik büyükşehir belediyesinin de güçlendirilmiş bütçeleri ve imkânları eklenerek götürülecektir. Böylece bugüne kadar valiliklerce verilmeye çalışılan, ama aslında belediye hizmeti olan tüm işler bu alanda uzmanlaşmış belediyeler eliyle görülecektir. Ayrıca belediyeler bu işleri görürken seçilme sorumluluğuyla da hareket edeceklerinden daha kaliteli hizmetin insanımıza sağlanması kaçınılmaz olacaktır.
Büyükşehir Belediyesi sınırlarına dâhil olan köylerin durumu ne olacak?
Yeni Büyükşehir Yasasıyla ilçe belediyesine katılarak mahalleye dönüşen köy, köy bağlısı ve belediyelerce kullanılan mera, yaylak, kışlak gibi yerlerden bu mahalle sakinleri ve varsa diğer hak sahiplerinin 4342 sayılı Mera Kanunu hükümleri çerçevesinde yararlanmaya devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu yasadan önceki yasayla köyden mahalleye dönüştürülen yerler de aynı şekilde Yeni Yasa’nın köyden mahalleye dönüştürdüğü yerlere getirdiği imkânlardan yararlanabilecektir. Ayrıca sıkça gündeme getirilen köylerden vergi alınacağı vb. yeni Büyükşehir Yasası’na göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 5 yıl süreyle alınmayacaktır. Köyden mahalleye dönüştürülen bu yerlere ayrıca kullanabilmeleri için bütçe verilecektir. Böylece hem ilçe belediyelerinin hizmetlerini kolayca alıyor olacaklar hem de kullanabilecekleri belli miktarda bütçeleri olacaktır. Mesela köylerde çöpler, il belediyeleri tarafından toplanacaktır. Köylerde su tarifesi şehirdeki en ucuz tarifenin dörtte biri oranında uygulanacaktır. Yani şu anda ödedikleri su parasından daha az ödeme imkânına kavuşacaklardır.   Orman köyü olanlarda haklar ve sistemler aynen devam edecektir. Mabetlere ücretsiz su verilebilecektir. Köyden mahalleye dönüşen yerlerin altyapı hizmetleri için belediye ve bağlı idarelere yatırım bütçelerinin belli bir kısmını 10 yıl süreyle ayırma zorunluluğu getirilerek bu yerlerde etkin hizmet sağlanması için tedbir alınmıştır. Bu sayede susuz köy kalmayacak, yolu asfaltlanmamış köy kalmayacak; köylülerin talep ettiği hizmetlerin çoğu belediyeler tarafından karşılanmak zorunda kalacaktır. Köyden mahalleye dönüştürülen bölgelerde yeni yapılaşmalar teşvik edilecek ve mahalle sakinleri lehinde kolaylıklar sağlanacağı yönünde düzenleme bulunmaktadır. Mevcut köy veya belde belediyelerinin tüzel kişiliği ilk mahalli idareler seçimine kadar devam edecektir. Mevcut il ve ilçe belediyeleri de hâlihazır statülerini ilk mahalli idareler seçimine kadar sürdürecektir. Belediyelerin bu yasayla sorumluluk alanlarına giren yerleşim yerlerine seçimden önce hizmet götürebilmesine imkân sağlanmaktadır. Büyükşehir olan illerde tüzel kişiliği kaldırılan köylerde görev yapan geçici ve gönüllü köy korucuları halen görev yaptıkları yerlerde görev yapmaya devam edecekler. Bu yerler için ihtiyaç olması halinde aynı usulle yeni görevlendirmeler yapılabilecektir. Yeni Yasayla köyden mahalleye dönüşen yerleşim yerlerini ilçe merkezlerine bağlayan yolların yapım ve bakımı büyükşehir belediyelerine verilmiştir. Yerleşim merkezi ile ilgili yolların sorumluluğu ilçe belediyelerine aittir. Yasayla köye dönüşen beldelerin komşu oldukları il, ilçe ve nüfusu 2000’in üzerindeki belde belediyelerine, belediye meclisi kararı ile mahalle olarak katılmaları 30.06.2013 tarihine kadar mümkündür. Nüfusu 2000’in altında olduğu için köye dönüşen belde belediyeleri yeniden belediye kurabilmek için nüfuslarının 5000 olması karara bağlanmıştır. Bu ölçüt sağlandığında 3’lü kararname ile yeni bir belediye kurmak mümkün olabilecektir. Bu arada, kurulacak belediyeye 5 km’den daha yakın mesafede bir belediye bulunmaması ve kurulacak belediyeye katılacak yerlerin de 5 km’den uzakta olmaması gerekmektedir. Yeni Yasanın getirdiği düzenlemeyle mahalleye dönüşen köylerde 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye yahut üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca, bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Köyden mahalleye dönüştürülen yerlerde seçmenler; mahalle muhtarı ve ihtiyar heyeti seçimi, ilçe belediye meclis üyeleri seçimi, ilçe belediye başkanı seçimi ve büyükşehir belediye başkanı için oy kullanacaktır. Yeni Yasanın getirdiği düzenlemeye göre muhtarlık seçimlerinde muhtar ve azaların isminin aynı oy pusulasına yazılması mümkün olacaktır.
Selam ve hürmetlerimle.

Bu yazı toplam 2287 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
MEDYA