Basın ve Kamuoyuna;

Ereğli’de yaşayan tüm vatandaşlarımızı çok yakından ilgilendiren , adı Karapınar Bölgesi olmasına rağmen aslında Ereğli’yi de içine alan kömür ve termik santral gerçeği ile ilgili bilgilendirmek amacındayız. Çıkarılacak kömür ve planlanan termik santrall

TEMA Vakfı Ereğli İlçe SorumlusuMurat ÖNAL tarafından yapılan yazılı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi.

Konya-Karaman kömür sahasının özellikleri

Karapınar (Konya) – Ayrancı (Karaman) mevkiindeki kömür rezervi ile ilgili bilgi Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 2012 yılında yayınladı. Bunu izleyen süreçte bölgeye linyit kömürlü termik santral yapılması gündeme geldi.

MTA’nın raporuna  göre bölgede 1,8 milyar tonluk bir linyit rezervi bulunuyor, kömür horizonunda 1 ile 31 damar halinde yataklanma gözleniyor ve damar kalınlıkları 0,10 metre il 33,10 metre arasında değişlik gösteriyor. Aynı rapora göre kömürün ortalama kalınlığı 21 metre (0,5-164,5 metre arasında değişen kalınlık) olarak belirtiliyor. Kömür ortalama olarak 204 metre derinlikte sonlanıyor.

MTA raporuna göre bölgedeki kömürün özellikleri:

Ortalama ısıl değer      1375 kcal/kg

Nem  %47

Kül   %20

Uçucu madde      %24

Toplam kükürt   %2,78

Sabit karbon oranı      %10

Toprak /kömür  7,20m3/ton

Yapılmış sondaj aralıkları    ~500 metre

Ortalama kömür kalınlığı    21 metre

Tabloda da görüldüğü gibi kömürün kalorifik değeri düşük, nem ve kül oranı yüksek oranda. Zaten Türkiye Kömür İşletmeleri’nin 2015 yılı Kömür Sektörü Raporu’nda belirtildiği üzere, ülkemizin sahip olduğu linyit rezervleri büyük oranda düşük kalitede ve mevcut rezervler zenginleştirme için uygun özelliklere sahip değil .

MTA’nın verilerine dayanarak TEMA Bilim Kurulu üyelerinden oluşan bir uzman ekibin hazırladığı rapora göre bölgede 1 m3 kömür çıkartmak için 9,4 m3’lık kazı yapılması ve geriye kalan 8,4 m3’lük toprağın başka yere nakledilmesi gerekmektedir. Yani 1,8 milyar tonluk kömürün çıkartılması için 11,5 milyar m3 hacme ve 22 milyar ton ağırlığa denk gelen toprağın kazılması gerekiyor.

Diğer yandan önemli bir konu da kömürün bulunduğu derinlik. MTA raporunda belirtildiği üzere kömür ortalama 138 metre derinlikte. Yapılan bilimsel çalışmalarda  havzanın kömür rezervinin bulunduğu bölgedeki yer altı suyunun yer yüzeyinden 30-40 metre derinde olduğu, yer altı suyunun aşırı tüketimi nedeniyle bu derinliğin yer yer 80 metreye ulaştığı tespit edilmiş durumda. Her koşulda ortalama 138 metre derinlikte olan ve ortalama 204 metre derinlikte olan kömürün yer altı su seviyesinin altında olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Konya Kapalı Havzası’nda tarım

Türkiye’nin tarımsal açıdan önemli illeri olan Konya ve Karaman, Türkiye’nin 30 havzasından biri olan Orta Anadolu Havzası’nda yer alıyorlar. Bölge arazinin neredeyse yarısı tarım arazisi (%47,18) ve %21,19’u çayır ve meradan oluşuyor. Kömür rezervinin bulunduğu Konya’nın Karapınar ve Ereğli ilçeleri ve Karaman’ın merkez ve Ayrancı ilçelerinin tarım alanları 5 milyon dekar alan kaplıyor.

Karaman’ın merkez ve Ayrancı ilçelerindeki meyve, içecek ve baharat bitkilerinin ekim alanı, ilin toplam meyvecilik alanlarının %80’ini, aynı ilçelerin tarım alanları da Karaman’ın tüm tarım alanlarının %84,3’ünü oluşturuyor. Karaman’daki elma üretimi 571.479 ton ile Türkiye toplam elma üretiminin (3.128.450 ton) %18.3’ünü oluşturuyor.

Konya ilinin tarımsal verilerine baktığımızda; ilin %48’ini tarım alanları oluşturuyor. Linyit rezervinin üzerinde bulunan Ereğli ve Karapınar ilçeleri, ilin tarım alanlarının %12’ini, bu ilçelerdeki sebzecilik alanları da ilin sebzecilik alanlarının %25,8’ini oluşturuyor. Mevlana Kalkınma Ajansı’nın (MEVKA) 2023 Vizyon Raporunda, Ereğli ve Karaman'ın meyvecilik, Karapınar'ın ise koyunculuk konusunda birer ihtisas bölgesi haline getirilmesi öngörülüyor.

TEMA Vakfı’nın itirazları

Türkiye’nin buğday ambarı kömür ocağına dönüşme tehdidiyle karşı karşıya

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Konya Kapalı Havzası tarımsal üretim açısından önemli bir bölge. Kömür yatırımı ile 20.000 hektardan oluşan bir mera ve tarım alanının kömür ocağına dönüştürülmesi planlanıyor. Bu alan içinde kalan yerleşim nüfuslarına baktığımızda bu topraklarda üretim yapan, geçimlerini sağlayan 5000’den fazla insanın yerinden olması ve geçim kaynağını kaybetmesi söz konusu. Diğer yandan bu geniş alanın kazılmasıyla ortaya çıkacak toprak (yaklaşık 11,5 milyar m3 hacimde ve 22 milyar ton ağırlıkda), başka bir tarım arazisinin üstüne dökülecek. Kömürlü, kükürtlü, asidik ve ağır metalli bir halde kazı alanlarında ve dekapaj yığma sahalarına yeniden doldurulduğunda ve rüzgarlar ile diğer verimli tarım arazilerine doğru dağıldığında, bölgenin sadece kömür rezervi üzerindeki değil etrafındaki tarım arazileri de büyük zarar görecek.

ÇED olumlu kararının iptali için açılan dava kapsamında çalışma yapan bilirkişi heyeti de aşağıdaki hesaplamayı yaparak yatırımın neden olacağı zararı açıkça ortaya koydu:

“Ekili-dikili alanlar, birim başına düşen verim ve satış fiyatları da göz önüne alınarak 2015 yılı Akçaşehir genel tarımsal getirisinin 67.436.596 TL olacağı tahmin edilmektedir. Diğer yandan hububat ekilen alanların ilerleyen yıllarda meyve ağaçlarına dönüşecek olması ile ekonomik katkının da giderek artacağı düşünülmektedir. Diğer yandan özel firmanın tarımsal faaliyetlerdeki toplam 5600 dekar alanda 26 tip meyve ağacı bulunmakta ve genellikle elma olmak üzere armut ve ayva üretimi yapılmaktadır. … Tüm meyve ağaçlarından alınan verimle toplam gelirin 2015 yılı için 14.683.089 TL olacağı tahmin edilmektedir. Sonuç olarak 2015 yılı için hem Akçaşehir genel tarımsal getirisi hem de özel firmanın tarımsal getirisi toplamının 82.079.685 TL olması tahmin edilmektedir.”

 

Termik santralden kaynaklanan hava kirliliği tarımsal üretimi ve verimi düşürür

Kömür ocağının üstüne kurulacağı arazilerin yanında kurulması planlanan termik santrallerle de geniş bir alanda verim kaybı yaşanması söz konusu. MTA ve EÜAŞ raporlarına göre mevcut rezerv ile 6-10 üniteden oluşan çok büyük bir santral kurulması planlanıyor. Türkiye’de bugün itibariyle kömüre dayalı toplam kurulu güç 15.900 MW. Ülkedeki kömür santrallerinin neredeyse yarısı kadar bir gücün sadece Konya-Karaman’da kurulması planlanıyor (5800 MW). İlk etki alanında %70’ler düzeyinde yaşanan kayıplar, termik santrallerin daha geniş etki alanlarında sıfırlanmıyor, verim kaybı ancak %10-30 civarlarına iniyor . Türkiye’de Tunç Bilek Termik Santrali’nde yapılan bir çalışmada santralin 10 km’lik etki alanındaki bitkilerde yapılan çalışmada kükürt ve ağır metal atıklarının yoğun bir kirlenmeye yol açtığı belirlenerek kirlenmenin sadece bitkilerde değil toprakta da oluştuğu belirtildi  . Termik santrallerin yakınlarındaki klorofil içeren duyarlı likenlerin 40 gün boyunca artan kükürt dioksit gazından etkilendiği sonuçta besin döngüsünün olumsuz etkilendiği de saptanmış durumda . SO2, NO2 ve O3 için 6 saatlik ortalamaların izlendiği 2003 tarihli diğer bir vaka çalışmasında, bitkiler fizyolojik özellikler, pigment ve rekolte açısından incelendiğinde, hava kirliliği ile bu özelliklerin doğrudan ilintili olduğu ve hava kirliliğine neden olan bu gazların ciddi hasar verici etkileri olduğu tespit edildi .

Kömür madenciliği havza için kritik önemdeki yer altı su sistemini bozabilir

Yukarıda da belirttiğimiz gibi kömür, yer altı su seviyesinin altında. 200 metreye varan derinliklere erişecek kazı yapılması durumunda, kazının bütününe yakını yeraltı suyu düzeyinin altında sürdürülmek zorunda. Kömürün güvenli şekilde çıkarılması için sahanın susuzlaştırılması yani yer altı suyunun çekilmesi gerekiyor. Akçaşehir’deki kömür ocağının ÇED Çevre ve Şehircilik raporu Bakanlık tarafından onaylanmış raporunda ilgili firma yer altı suyunun tamamen tahliyesi yerine geçirimsiz perdeleme gibi çeşitli modeller önerdi. TEMA Vakfı Bilim Kurulu içinde gönüllü desteklerini aldığımız bilim insanları, ÇED raporunu inceledikten sonra bu modellerin, bu derinliklerde uygulanmasının mümkün olmadığını ifade etti. Aynı şekilde açılan davalar ardından yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda da susuzlaştırma konusunun doğru ve yeterli düzeyde ele alınmadığı bilirkişi heyetince teyit edildi:

“Faaliyet alanının susuzlaştırılmasına yönelik olarak değişik senaryolar değerlendirilmiştir. Yer altı su seviyesinin kömür katmanlarının altına düşürülmesi için yapılan modelleme çalışmalarında sahada her saniyede 50 litre/saniye debi ile çalışan 177 pompaj kuyusu açılması sonucuna varılmıştır. Bu senaryo gerçekleştiği takdirde ovadaki yer altı suyu zemin yüzeyinden 150 metre daha derine çekilecek; bu durumda ovada sulu tarımda kullanılan 120 kuyu atıl kalacaktır. Buna göre sulu tarım yapılan 57300 dönüm arazide artık sulu tarım yapma olanağı kalmayacaktır. Projenin verimliliği hesaplanırken bu noktada ortaya çıkan kayıpların dikkate alınması elzemdir. … Faaliyet alanının susuzlaştırılmasında ovadaki su tablasının fazla düşürülmemesi için alternatif tedbirler önerilmiştir. Buna göre, faaliyet alanı sızdırmaz perdeler ile çevrelenecek ve yer altı suyunun sadece faaliyet alanı içindeki kısmı drene edilecektir. Sızdırmazlık perdesinin kömür seviyesi altındaki geçirimsiz birimlere indirilmesi için kimi yerlerde 160 metre derinliğinde imalat gereklidir. Alternatif yöntemlerden biri olarak önerilen jet-kolonlama (jet-grouting) tekniği ile bu derinliklere inebilmek imkansız olmasa da çok zor ve yüksek maliyetlidir. Ayrıca, bu kolonlar arasından faailyet alanı içine su sızmasını engellemek mümkün değildir. Benzer olarak önerilen şerbet hendeği (slurrytrench) için de derinlik sınırlamaları söz konusu olup, 160 metre derinliklere kadar inebilen şerbet hendeğinin inşası fiziksel açıdan olanaklı görünmemektedir.

Kömür madenini yeraltından çıkarabilmek için susuzlaştırma alternatifleri düşünülmüş ve 1.alternatifte yılda 4200 hm3 (4,2 milyar m3), 2.alternatifte yılda 450hm3 su çekileceği varsayılmıştır. Bu rakamlar 1.alternatifte günde 14 milyon m3, 2.alternatifte günde 1,5 milyon m3 suya karşılık gelmektedir. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ereğli Haberleri