Pedagojik formasyonunu da tamamlayan Yılmaz, "Ailem de dahil olmak üzere kimse benim bunu yapacağımı ya da yapabileceğimi tahmin edemezdi" dedi.
Hüyük ilçesinde doğuştan kolları olmayan Ayşe Yılmaz, çocukluğundan itibaren ayakları ile resmi yapmaya başladı. Liseyi bitirdikten sonra hiçbir iş yapmayan Yılmaz, bu süreçte hobi olarak ahşap yakma sanatı ile de ilgilendi. Evde resmi çalışmalarına devam eden Yılmaz'ın hayatı, katıldığı bir etkinlikte fark edilince tamamen değişti. Yeteneğini fark eden bir akademisyenin yönlendirmesi ile Yükseköğretim Kurumu Sınavı'na (YKS) giren Yılmaz, Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü'nü engelli kontenjanından kazandı. Teyzesiyle birlikte Hüyük ilçesinden kent merkezine taşınan Yılmaz, 6 yıl süren resim eğitiminin ardından pedagojik formasyonunu da tamamlayıp, öğretmen oldu.
AHŞAP YAKMA SANATINA HOBİ OLARAK BAŞLADI
Bir etkinlikte akademisyenlerin tavsiyesiyle üniversiteye nasıl başladığını anlatan Yılmaz, "Lise bittikten sonra 3 yıl dönüm noktam oldu. Her şeyi bıraktım. 3 yılın sonunda hobi olarak ahşap yakma sanatıyla uğraşmaya başladım. Daha sonra pandemi öncesinde bir festivale katıldım. Orada üniversiteden bir hocayla tanışmıştık. 'Bu kadar yeteneğin var, sen bizim fakülteye başla' dedi. O sene ben YKS'ye girdim ve beklediğim puanı da almıştım. Sonra başvurularımı yaptım. Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'ne başladım. 3'üncü sınıftan sonra pedagojik formasyon derslerini normal bölüm derslerimizle beraber almaya başladık. Şu an halihazırda hem pedagojik formasyonum hem de resim bölümü mezunuyum. Resim öğretmenliğinden mezun olmuş oluyorum" diye konuştu.
'BIRAKMADIM, SONUNDA TUTUNDUM'
Başarısına giden yolun kolay olmadığını ifade eden Yılmaz, "Ben Konya'ya geldiğimde yanımda annem yoktu, teyzem vardı. İlk başta çok zorlanmıştım. Sanki bir boşluğa tek başıma atılmışım, orada yalnız kalmışım gibi hissediyordum. Ta ki Konya'ya ve üniversiteye alışana kadar. O başarıyı elde edebilmek için bir hırsa bürünüyorsun. Geceleri uyumazdım ve sürekli kara kalem çalışması yapardım. Başarmak istiyordum ve ben sürekli onun üstüne gittim, bırakmadım. O süreç benim için çok zordu. Ama hırs yaptım. Bırakmadım, sonunda tutundum" dedi.
'SEN YAPAMAZSIN, ORASI ŞEHİR YERİ'
Çevresindekilerin kendisine inanmadığını belirten Yılmaz, "Üniversiteye gidip, resim bölümünü okumak aklımın ucundan bile geçmezdi. Ben resim yapmaya hobi olarak başlamıştım. Sınava girmem, okulun engelli kontenjanı açması, her şey anlık gelişti. Ben bile ne yaşadığımı anlayamadım ama iyi ki de olmuş diyorum. Ailem de dahil olmak üzere kimse benim bunu yapacağımı ya da yapabileceğimi tahmin edemezdi. Buraya ilk geldiğimde, 'Sen yapamazsın, orası şehir yeri' dediler. Hiç kimse benim yapabileceğimi düşünmedi. Sonra yapınca da oldu. Demek ki oluyormuş" diye konuştu.