YAĞIŞLARA ALDANIP REHAVETE KAPILMAYIN!
Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, son aylarda etkili olan yağışların baraj doluluk oranlarına kısmi katkı sağladığını, ancak su krizinin devam ettiğini belirterek kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu.
YER ALTI SU KUYULARINDA RİSK SÜRÜYOR
Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu, son aylarda etkili olan yağışların baraj doluluk oranlarına kısmi katkı sağladığını, ancak su krizinin devam ettiğini belirterek kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu.
KOP Bölgesi illerinin (Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat) geneli ile birlikte özellikle Konya Kapalı Havzası’nı kapsayan bölgede son aylarda gerçekleşen yağışların umut verici olduğunu ifade eden Dr. Karakoyunlu, “Yağışlar sevindirici olabilir; ancak rehavet, su yönetiminde en büyük risktir” dedi.
Konya Kapalı Havzası Yer Altı Sularına Bağımlı
Konya Kapalı Havzası’nın dış kaynaklardan beslenmeyen kapalı bir havza olduğuna dikkat çeken Dr. Karakoyunlu, havzanın su kaynakları açısından büyük oranda yer altı sularına bağımlı olduğunu vurguladı.
Sulu tarım arazilerinde üretilen ürünlerin büyük bir kısmının yer altından elde edilen kaynaklarla beslendiğini ifade eden Dr. Karakoyunlu, “Son yıllarda yağışların azalması, yer altı suyu kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak yer altı su seviyelerindeki düşüş tehlikeli bir noktaya ulaşmıştır. Son aylardaki yağış artışı geçmiş yıllardaki su kısıtını bir nebze azaltmış olsa da bu tablo istenilen seviyede değildir, rehavete kapılmamak su kaynaklarını hoyrat şekilde kullanmamak gerekir” ifadelerini kullandı.
Yağışların Etkisi Yer Yer Görülmektedir
Yağmur sularının yer altı su kaynakları için beklenen etkiyi göstermediğini kaydeden Dr. Karakoyunlu, “Bilindiği üzere yağış rejiminin kar yahut yağmur olması yer altı suları açısından farklılık arz eder. Kar yağışları toprakta yavaşça emildiği için su yer altını besleyebilir ancak yağmur suları toprakta yeteri kadar beslenme sağlayamayabilir. Yağmur suları baraj doluluk oranlarına etki etse de yer altı su kaynakları açısından beklenen etkiyi göstermeyebilir” açıklamalarında bulundu.
Derin Mavi Vatan: Yer Altındaki Stratejik Gücümüz
“Ülkemizde kavram geliştirmek, sorunun anlaşılması açısından önemlidir. Mavi Vatan denizlerin önemini, Gök Vatan gökyüzündeki güvenliğin önemini anlatmak açısından kıymetlidir” diyen Dr. Karakoyunlu, yer altı kaynakları için Derin Vatan ve Derin Mavi Vatan kavramlarını kullandıklarını söyledi.
Yer altı kaynaklarının ülkemiz açısından büyük önem arz ettiğini ifade eden Dr. Karakoyunlu, “Yer altı kaynaklarımızın ve özellikle yer altı su kaynaklarımızın önemine dikkat çekmek için “DERİN VATAN” ve “DERİN MAVİ VATAN” kavramlarını kullanıyoruz. Derin Vatan, yer altı kaynaklarımıza karşılık gelirken Derin Mavi Vatan ise yer altı su kaynaklarımıza karşılık gelmektedir. Derin Vatandaki maden yataklarımıza henüz çok fazla ihtiyaç duymuyoruz ancak yer altı su kaynaklarını hemen her gün tüketiyoruz. Bu sebeple o kaynakları korumak zorundayız” diye konuştu.
Yer altı su havzalarının stratejik önemine dikkat çeken Dr. Karakoyunlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Konya Kapalı Havzası’nda sulu tarımın yaklaşık yüzde 70’i yer altı su kaynaklarına dayanmaktadır. Yer altı su seviyeleri her geçen yıl düşmektedir. Son 5 yılda havzadaki kuyu seviyelerinde 20 metreyi aşan düşüşler kaydedilmiştir. İzlenen rasat kuyuları verilerine göre sulama sezonunun bitişi ile bir sonraki sezonun başlangıcı arasında ortalama 1 metre yükselen yer altı su kaynakları, sulama sezonunda 5 metreye varan düşüşlerle karşılaşmaktadır. Bu sebeple yer altı suyu meselesi rehaveti kabul etmeyecek ölçüde önemlidir. Son yağışlar geçen sene bu dönemde başlayan su çekimine bakıldığında kuyulardaki stresi azaltmıştır. Ancak yine de risk devam etmektedir.”
Dr. Karakoyunlu, “Yer altında bulunan su rezervlerimiz, üretimimizin ve kalkınmamızın temelidir. Bu nedenle yer altı su kaynaklarımızı ‘Derin Mavi Vatan’ olarak görüyor ve korunması gereken stratejik bir değer olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Enerji ve Gıda Güvenliği Açısından Risk
Derin Mavi Vatanı korumanın, su dışında tarımsal üretimdeki maliyet artışına da etki ettiğine dikkat çeken Dr. Karakoyunlu, yer altı su seviyesindeki düşüşün yalnızca çevresel bir mesele olmadığını enerji maliyetlerine de olumsuz olarak yansıdığını ifade etti.
Kamuoyuna Çağrı
Kamuoyuna yönelik bir çağrıda bulunan Dr. Karakoyunlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Suyun etkin kullanımı tarımsal sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği için zorunluluktur. Geçici yağış artışları kalıcı bir çözüm anlamına gelmez. Bugün alınacak tasarruf ve verimlilik tedbirleri, yarın üretimi ve sofralarımızı koruyacaktır. Derin Mavi Vatan’ı korumak hepimizin sorumluluğudur.”
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.