Etyemez, İş Sağlığı ve Güvenliği Uluslararası Sempozyumuna Katıldı.
Etyemez, İş Sağlığı ve Güvenliği Uluslararası Sempozyumuna Katıldı.
ÇSGB Bakan Yardımcısı Halil ETYEMEZ, Çimento Endüstrisi Sendikası Tarafından Düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Uluslararası Sempozyumuna Katıldı. İstanbul Le Meridien otelde gerçekleştirilen sempozyumda konuşan ETYEMEZ: '' Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası’nın 50. Kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen “İş Sağlığı ve Güvenliği Uluslararası Sempozyumu” vesilesi ile bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Sözlerime başlarken burada bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.
Değerli katılımcılar,
Medeniyet, pekçok unsuru bünyesinde barındırır. Bu unsurlardan biri de şüphesiz mimari yapılardır. Geçmişten günümüze kadar yaşayan, kültürümüz, tarihimiz diyebileceğimiz en kalıcı eserler taşlarla, harçla, emekle, alın teri ile ortaya konmuş mimari eserlerdir.
Günümüzde ortaya konan gökdelenler, binalar, plazalar, barajlar, hava alanları ve çevremizde gördüğümüz tüm yapılar yine aynı harcın, çimentonun birleştirici özelliği ile var olmuştur.
Çimento sektörü, medeniyetimizin mirası olarak gelecek nesillere kalıcı eserler bırakabilmemize imkan sağlayacak en önemli sektörlerden biridir.
Aynı zamanda çimento sektörü, kalkınmanın lokomotifi olması sebebiyle de büyük önem arz etmektedir. Kurtuluş savaşı sonrasında yaralarını sarmaya çalışan ülkemizde çimento sektörüne özel önem verilmesi de bundandır.
Önemini günümüzde daha da arttıran çimento sektörünün 2013 yılının 3. Çeyreğinde GSMH (Gayrisafi Milli Hasıla) içindeki payı yaklaşık %5,8 seviyesindedir.
Ülkemizde son 10 yılda yapılan yatırımlara paralel olarak kişi başına düşen çimento tüketimi yıllık ortalama %7 artışla 2013 yılında 835 kiloya ulaşmıştır. Dünya ortalaması 550 kg civarındadır.
Türk çimento sektörü, 2013 yılında beklenenin üzerinde bir büyüme oranı yakalamıştır. Sektörün 2013 yılı büyüme oranı %12’dir.
Değerli misafirler,
50 yıldır sektörde önemli hizmetler veren Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası, sosyal diyalog sürecini ve çalışma barışını gözeten, çalışma hayatı içinde devamlı sosyal diyalog halinde olduğumuz ve çalışmalarımıza ciddi katkılar sunan önemli bir sendikadır.
Hükümet olarak, çalışma yaşamının iyileştirmesine yönelik her türlü çaba ve faaliyeti takdirle karşıladığımızı belirtmek isterim.
Kıymetli misafirler,
İktidara geldiğimiz günden itibaren çalışma hayatında sorun değil çözüm üreten, sosyal taraflarla iletişim halinde olan, sosyal diyalog mekanizmasını aktif şekilde işleten, çalışma barışının tesisi için çabalayan bir anlayış içerisinde olduk.
Çıkardığımız kanunların tümünde sosyal tarafların düşüncelerini dinledik, önemsedik. Kanunları sosyal taraflarla birlikte çıkardık.
Bu kanunlar içerisinde bu günkü gündemimiz olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da bulunuyor.
İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun müstakil bir kanunla düzenlenmesi, konuya verdiğimiz önemin en somut göstergesidir. Kanunla sadece işçiler değil memurlar da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı şemsiyesinin altında yer almıştır.
6331 sayılı kanunu çıkarırken de “önlemek, ödemekten daha ucuz ve insanidir.” temel felsefesiyle hareket ettik.
Bir ülkede iş sağlığı ve güvenliğinin seviyesi, o ülkede insana verilen değerin en temel göstergelerinden biridir. Bizler insana değer veriyoruz. “İnsan’ı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunun önemini biliyor, bu bilinçle adım atıyoruz.
Biz, insanımızın ve çalışanımızın yaşam kalitesinin artmasını önemsiyoruz. Bu nedenle ölümlü kazaların yanında yaralanmalar ve meslek hastalıkları için de tedbirlere önem veriyoruz.
Değerli katılımcılar,
Değişim zaman alır. Bir taslak, gerekli çalışmaların ardından kısa bir süre içerisinde kanunlaşabilir. Ancak bilincin ve kültürün oluşması için bir zamana ve çabaya ihtiyaç vardır.
İşverenlerimiz ve çalışanlarımız iş sağlığı ve güvenliği konusunu sahiplenmediği sürece bu konuda başarılı olmamızın mümkün olmadığı gerçeğinin altını çizmek istiyorum.
Çalışanlara verilecek eğitimler ve gerçekleştirilecek bilinçlendirme faaliyetleri, konunun öneminin kavranmasında önemli aşamalar kaydetmemizi sağlayacaktır.
Ancak bilinçlendirme faaliyetleri ve eğitimler sonucunda ortaya davranış değişiklikleri çıkmadıkça iş sağlığı ve güvenliği konusunda mesafe kat etmemiz mümkün değildir.
İşverenlerimiz de iş sağlığı ve güvenliğinin gelişmesi konusunda elini taşın altına sokmalı, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidirler. Ancak bu sayede daha güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamından bahsedebiliriz.
İş kazalarını ve meslek hastalıklarının önüne ancak ortak irade ortaya koyarak ve kararlılık göstererek geçebiliriz.
Değerli katılımcılar,
Çimento sektörü ülkemizde İş sağlığı ve güvenliği konusunda özel bir yere sahiptir.
ÇEİS üyesi fabrikalarda meydana gelen kazaların sıklık oranı, 2005 yılındaki 22,5 oranından 2013 yılında 13,7’ye düşmüştür.
Kazalar sonrası meydana gelen kayıp işgünleri dikkate alınarak hesaplanan kaza ağırlık oranı ise, 2005 yılında 2,57’den 2013 yılında 0,42’ye gerilemiştir.
ÇEİS, iş sağlığı ve güvenliği konusunda çimento sektöründe önemli adımlar atmış ve bakanlığımız tarafından da 2005 yılında ödüle layık görülmüştür. ÇEİS, İş sağlığı ve güvenliği konusunda elini taşın altına koyan bir sendikadır.
Değerli katılımcılar,
Çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği bilinç ve kültürünü arttırmak için alternatif yaklaşımlar geliştirilmelidir.
Toplumda İş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşmasını sağlamak için, İş sağlığı ve güvenliği derslerinin meslek liselerinde, meslek yüksek okulları ve üniversitelerde işlenmesi ,
İş sağlığı ve güvenliği konusunda yüksek lisans ve doktora programları oluşturulması,
İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında sorumluluklarını yerine getirmeyen işletmelere ceza uygulamasının yanında, sorumluluklarını yerine getiren işletmelere ödül uygulamasının da getirilmesi,
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışan kişilerin Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından verilen yeterlilik belgesine sahip olması şartı aranması gibi yeni yaklaşımlar geliştirilebilir.
İşin ehli olan, işini doğru yapan çalışanların iş dünyasına kazandırılması iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesinde önemli bir unsurdur.
Bizler iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önüne geçmek için canla başla çalışıyoruz. Sorumluluktan kaçmıyoruz. Mevcut koşulları iyileştirme gayreti içerisindeyiz. Çünkü biliyoruz ki her zaman daha iyisi vardır.
Bu vesile ile İş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması adına yaptığı özverili çalışmalarından dolayı ÇEİS’e teşekkür ederken, kazaların, meslek hastalıklarının, can kayıplarının yaşanmadığı günler temenni ediyor, bu anlamlı ödülleri almaya layık görülen firmalarımızı bir kez daha tebrik ediyorum.
Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.'' dedi.


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.