Yılmaz açıklamasında şunlara yer verdi: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Demokratikleşme Paketi”nin içeriğinde yer alan yasal idari düzenlemelere konu edilecek hususları takdirle karşılamakla birlikte bazılarının yetersiz olduğu kanaatindeyiz.
Paketin içeriğinde yer alan kamuda başörtüsü yasağının kısmen kaldırılması, andımız uygulamasına son verilmesi, dini vecibelerin yerine getirilmesinin engellenmesinin ceza kapsamına alınması, nefret suçunun cezasının artırılması, kişisel verilerin korunmasına yasal düzenleme getirilmesi, özel okullarda farklı dil ve lehçelerin önünün açılması, toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı kimi düzenlemelerin kaldırılacak olması, yardım toplama konusunda kısıtlamaların kaldırılması gibi alanlarda yasal ve idari düzenleme yapılacak olması temel insan hak ve hürriyetleri -özellikle ifade, eğitim-öğretim ve örgütlenme hürriyeti- noktasında son derece olumlu ve önemlidir. Bu hususta temel hak ve hürriyetleri genişletici mahiyette her türlü adımı alkışlayarak gerekli desteği sağlayacağımızı belirtmek isteriz.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kamu çalışanlarının mesai saatlerinin Cuma namazı vakitlerine göre düzenlenmemesinin, Anayasa’da güvence altına alınmış din ve inanç özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini belirterek, Cuma namazının göz önüne alınarak mesai saati düzenlenmesini tavsiye ettiği bir ortamda, kamu çalışanları için Cuma namazı vaktinde mesai saatlerinin düzenlenmesine yönelik idari düzenleme ile aşılabilecek bir tedbirin öngörülmemiş olmasını bir eksiklik olarak görüyoruz.
Siyasi partilere üye olma yönündeki yasakların kaldırılmasını yerinde ve doğru bir uygulama olarak görmekle birlikte, bunun, yürüttüğü kamu görevinin niteliği gereği siyasi partilerin idari, mali ve hukuki denetimi konularında görev alanlar hariç tutulmak üzere tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde genişletilmesi, tüm kamu görevlilerine siyasi partilere üye olma ve siyasi faaliyette bulunma hakkı getirilmesi noktasında tezahür etmesi gerektiği kanaatini taşıyoruz. Bununla birlikte, memura grev hakkının tanınması gerektiği yönündeki talebimizi de bir kez daha yineliyoruz.
Yine Kamu Denetçiliği Kurumu’nca okullarda zorunlu karma eğitim uygulamasının kaldırılması noktasında tavsiye kararı aldığı bir dönemde, karma eğitim mecburiyetinin sona ermesi için, Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan karma eğitim esasının kaldırılmasına yönelik bir düzenleme olmaması, eğitimin demokratikleştirilmesi noktasındaki beklentiyi boşa çıkarmıştır” dedi.