ÇSGB Bakan Yardımcısı Halil ETYEMEZ 5. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumuna Katıldı. Trabzon'da gerçekleştirilen sempozyumda konuşan ETYEMEZ ''
Öncelikle her zaman yenilikçi işlere adım atan Sosyal Güvenlik Kurumumuza, her yıl böylesi önemli bir buluşmanın gerçekleştirilmesine vesile oldukları için teşekkür etmek isterim.
Kemençe ve tulumun insanı yakalayan özgü ritimlerini, herhangi bir sokakta, bir anda duyabileceğimiz, bu güzel kentimizin insanlarını ve sevgili katılımcıları, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Sizlerle, sosyal güvenlik gibi her ülkenin kendine özgü biçimde şekillendirdiği bir alanda yapılacak sempozyum vesilesi ile bir araya gelmiş olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum.
Yapılacak tartışmaların, tüm insanların ve gelecek nesillerin sağlığına, huzuruna ve refahına katkı yapacak sonuçlar doğuracağına inanıyorum.
Öte yandan bu önemli Sempozyumu düzenlendiğimiz şu zaman zarfında, ülkemizin tarihi bir dönüşüm süreci içerisinde bulunduğunu da ayrıca belirtmek istiyorum.
Bu zaman dilimi devletin, hükümetin ve siyasetin önemli değişim ve dönüşüm yaşadığı, halkın iradesinin devletin tepesine yansıdığı önemli ve tarihi bir andır.
Bu vesile ile seçilmiş Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, görevine yeni başlayan 62 inci hükümetimize, bakanlarımıza başarılar diliyor ve yeni görevlerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Değerli Katılımcılar, Kıymetli Misafirler,
Sosyal güvenlik bir ülkenin en önemli istikrar unsurlarından biridir. Sosyal refahın sürdürülebilirliğinin sağlanması, iç ya da dış kaynaklı dalgalanmalardan vatandaşların korunabilmesi için güçlü bir sosyal güvenlik sisteminin varlığı hayati önem arz eder.
Bu konuda hükümetlere çok büyük sorumluluk düşmektedir.
Bununla beraber, gelecek nesilleri düşünmeksizin, günü kurtarmaya yönelik yapılacak iyileştirmeler, bugünün sorunlarını çözmeyeceği gibi, geleceğe yönelik yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini de akıldan çıkarmamak gerekir.
Değerli Katılımcılar, Kıymetli Misafirler,
Sosyal güvenlik ve çalışma hayatına yönelik atılacak tüm adımlarda toplumsal mutabakatın sağlanması oldukça önem arz etmektedir.
“Biz yaptık oldu” mantığıyla değil, her kesimle masa başında buluşabilen, konuşabilen ve anlaşabilen özetle “yapıcı”bir kültürü benimsedik.
Çalışma hayatını ve sosyal güvenliği ilgilendiren tüm değişiklikleri, büyük özen göstererek, sosyal taraflar ile uzun uzadıya konuşarak, tartışarak ve paylaşarak hayata geçirdik.
Sosyal güvenlik ve çalışma hayatındaki barış, huzur ve istikrarın; Türkiye’nin hem bugünü hem de yarını için çok önemli olduğunun bilincindeyiz.
Bu doğrultuda sürekli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz.
Geçtiğimiz yılı da kattığımızda, son 18 ayda;
10. Çalışma Meclisi toplantısı, 9 yıl aradan sonra, bizzat bugünün seçilmiş Cumhurbaşkanı ve o günün Başbakanı tarafından, işçi-işveren, kamu çalışanı ve esnaf örgütleri gibi paydaşların katılımıyla gerçekleştirilmiştir.
Toplumu ilgilendiren kıdem tazminatı, alt işverenlik, geçici iş ilişkisi gibi konular detaylı bir şekilde tartışılmıştır.
Tüm taraflar bu konularda desteklerini, çekincelerini, ileriye dönük politika önerilerini bizlere tek tek aktarmışlardır. Bizler de adil ve her kesimi memnun edecek uygulamaları hayata geçirmek için çalışmalarımızı tarafların görüşlerini dikkate alarak gerçekleştiriyoruz.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, asgari ücretteki yaş ayrımının kaldırılması yönünde, tavsiye kararları almıştı. Bu karar, Hükümetimizce değerlendirilmiş ve 16 yaş ayrımı kaldırılarak daha adil çözüm sağlanmıştır.
Meclisimizde şu sıralar son görüşmeleri yapılmakta olan torba yasa ile alt işverenlik ve kıdem tazminatı gibi, güncel sorunların çözümünün yanı sıra, ülke genelinde milyonlarca kişiyi ve işyerini ilgilendiren yaklaşık 100 milyarlık bir prim yapılandırmasını da içermektedir.
Elbette sadece yapılandırmayı ilgilendirmeyen bu Kanun, mevcut uygulamaların çağın gerisinde kalmaması ve toplumsal hayatın desteklenmesi bakımından da çok önemli bir çalışmadır.
Bu çerçevede, bütün taraflarla uyum içindeki çalışmayı hedef alarak, çalışma hayatında ve sosyal güvenlikte son 12 yıldır gerçekleştirilen düzenlemelerle birlikte, çalışanlarımızın emeğinin boşa gitmemesi için çaba sarf ettiğimizin altını çizmek isterim.
Değerli Katılımcılar, Kıymetli Misafirler,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, ilgili kurumlarımızla birlikte vatandaşlarımıza aktif ve kaliteli bir hizmet sunmak için politikalar belirliyor, projeler üretiyoruz.
Sosyal güvenlik, dev reformlar yaptığımız bir alandır. Emeklilik ve Genel Sağlık Sigortası’nda devrim yaptık. Üç ayrı sosyal güvenlik kurumunu tek çatı altında topladık. Sosyal güvenliğin kapsamını genişlettik.
Bütün vatandaşlarımıza eşit, kolay ulaşılabilir ve kaliteli sağlık hizmetini hedef alan genel sağlık sigortası sistemini oluşturduk.
Genel sağlık sigortası ile dünyanın en kapsamlı ve en kolay erişilebilir sağlık hizmeti sunan ülkelerinden biri olduk.
Dağınık bir sosyal güvenlik sisteminin tek çatı altına alınmasından bu yana geçen süreçte hep daha iyiye yönelik gelişmeler kaydettik.
İşyeri sayısında yüzde 118, sigortalı sayısında da yüzde 140 artış sağladık.
Çok yüksek miktarlarda açıklarla aldığımız üç farklı kurumu, devrim niteliğinde bir reformla birleştirerek aktüeryal açıdan önemli başarılar elde ettik.
Bu kapsamda toplam gelirlerinin toplam giderlerini karşılama oranının %89 olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Yapılandırma dâhil prim gelirlerimizin, 2012 yılına kıyasla yaklaşık 20 milyar TL artarak, 2013 yılı sonunda 118 milyar 729 milyon olarak gerçekleştiğini de belirtmek istiyorum.
Ayrıca, 2013 yılı sonu bütçesinde beklenen açıktan 5 milyar TL daha az açık verdik (19 milyar 675 milyon TL).
Reform sonrası, Sosyal Güvenlik açıklarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı giderek daha da azalmaktadır.
Bu olumlu göstergelere ulaşmamızda, bıkmadan usanmadan çalışan, başta SGK personeli olmak üzere, tüm çalışanlarımıza ve yöneticilerimize teşekkür ederim.
Kayıt dışılığın önüne geçilmesi gerektiğini sürekli vurguluyoruz. Vatandaşlarımıza bu kapsamda büyük sorumluklar düşmektedir.
Kayıt dışı istihdam konusunda bundan 12 yıl önce yüzde 53 düzeyinden bahsederken, yaptığımız çalışmalarla çok önemli mesafeler kat ettik, kayıt dışılık bugün yüzde 33-35 bandına kadar gerilemiştir.
Üzülerek belirtmek isterim ki yüzde 33’lük kayıt dışılığın takriben yıllık maliyeti yaklaşık 30 milyar liradır.
Kayıt dışılıktaki sadece 1 puanlık düşüşün, ekonomimize katkısı yaklaşık 1 milyar TL olmaktadır.
Farklı kurumlarla ortak veri tabanları üzerinden çalışarak, çapraz sorgulama sistemleri vasıtasıyla, kayıt dışılıkla mücadele yolunda önemli bir adım daha atıyoruz.
Değerli Katılımcılar, Kıymetli Misafirler,
Krizde ve krizi izleyen dönemde hayata geçirilen istihdam teşviklerinden önemli kazanımlar elde ettik.
Sağladığımız teşvikler ve verdiğimiz destekler, özellikle kadınlarımıza ve gençlerimize yönelik olmuştur. Bunun yanı sıra, AR-GE yatırımlarına ve özürlü istihdamının artırılması amacıyla da çeşitli teşvikler hayata geçirdik.
2004 yılından bu yana uyguladığımız istihdam teşviklerinden her ay ortalama 1 milyon 400 bin işyeri ve 10 milyonu aşkın sigortalımız yararlanmaktadır.
İstihdam teşviklerine bu güne kadar toplam 38,5 milyar TL kaynak aktardık.
Mesleki eğitimin ve yeterliğin artırılmasına yönelik destekleri de yine bu dönemde hayata geçirdik.
Son olarak, bölgesel gelişmişlik esasına göre hayata geçirilen prim teşviklerini de geniş bir kesimin yararlanabileceği şekilde düzenledik.
Değerli Katılımcılar, Kıymetli Misafirler,
Türkiye’nin önünde Vizyon 2023 çerçevesinde gerçekleştirmeyi istediğimiz binlerce proje var.
Devletimiz ve hükümetimiz bu projeleri hayata geçirmek için son on iki yıldır var gücüyle çalıştı ve çalışmaya devam edecek.
Güçlü toplum, insanlarının bugününü de, geleceğini de güvence altına alan toplumdur. Çalışanını kollayan, çalışamayanını gözeten bir devlet, gerçek sosyal devlettir.
2023 yolunda, Yeni Türkiye’de herkesin gelecek endişesi olmadan, sağlıkla, huzurla ve güvenle yaşadığı bir Türkiye ve sürdürülebilir, etkin, verimli bir sosyal güvenlik sistemi tasavvur ediyoruz.
Bu doğrultuda, 2023 Türkiye’sinde, kayıt dışılığın yüzde 15’e kadar gerilediği, işsizliğin yüzde 5 seviyesi indiği, kadınların işgücüne katılım oranın yüzde 38’e çıktığı ve sosyal güvenlik açığının GSYH’ya oranın yüzde 1 seviyesine çekildiği bir çalışma ve sosyal güvenlik dünyasını hedefliyoruz.
Sözlerime son verirken, Sempozyumun düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor,
Sempozyum boyunca yapılacak tartışmaların ve ortaya konulacak fikirlerin faydalı olacağına tüm samimiyetimle inanıyor ve sizleri tüm kalbi şükranlarımla selamlıyorum. '' dedi.
İlk yorum yazan siz olun