Kurtuluş Savaşını örgütleyerek, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsız varlığını gerçekleştiren. Türk Milletinin geleceği için güçlü, kudretli ve aydınlık bir hayatın temellerini atan, büyük bir asker ve devlet adamı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılalı yetmiş altı yıl oldu.
Atamızı saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Geçtiğimiz çarşamba günü bir öğretmen arkadaşım, öğrencisi ile arasında geçen bir konuşmayı aktardı. Bazı kafaların hala Atamıza haksızca karalamalarda ve saldırılarda bulunduğunu gördüğüm için bu yazıyı kaleme aldım.
Atamız, Türk Milletine aklın ve bilimin öncülüğünde ilerleyen bir toplum dokusu ve çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma hedefi koymuştur. Ama ne acıdır ki; gelecek nesilleri düşünmeyip, gelecekteki kişisel çıkarlarını düşünen insanlar; Türk Milletini, Atamıza hep farklı iki uçtan bakmaya zorlamışlar ve hala zorlamaktadırlar.
Bu iki ucu Üstat Necip Fazıl KISAKÜREK, ne güzel tarif etmiştir.
“ Ey din adına yol kesen yobazın oğlu,
Bugün de sen kesersin devrim adına yolu…”
Bu iki düşünce sistemi 76 yıldır milletimizi ikiye bölmüştür ve bölmeye devam etmektedir. Artık bu iki düşünce sisteminin milletimizi bölmesine izin vermemeliyiz.
İslam’a hasım olanlar Atatürk’ü siper etmekten vazgeçmeliler. İslam’ı öğrenmeli ve İslam’la barışmalıdır. Ama Müslüman’ım diyenler de İslam’ın ilmi, ihlâsı ve hoşgörüyü yücelten gerçekleriyle uyumlu olup, İslam’la bağdaşmalıdırlar.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir demecinde insanın faniliği, toplumun sürekliliği kuralının kendisi için de geçerli olduğunu şu sözleriyle açıklamıştı: ''Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyet'i ilelebet payidar kalacaktır. ''
Atamızın naçiz vücudu toprak olmuştur ama Mustafa Kemal Atatürk eserleriyle bu dünyada yaşamış sayılacak ve hep yaşayacaktır.
Atatürk'ü yaşatmak için yapma payandalara gerek yoktur. Atatürk, kendi bütünlüğü içinde yaşama gücüne sahip olduğunu, bütün yozlaştırma ve bölme çabalarına karşın, bugüne kadar göstermiştir.
Atatürk'e sevgi ve saygı ile bağlı olan kuşaklara bugün düşen görev, akılcı bir tutumla Atatürk'ü anlamak ve anlatmaktır. Atatürk’ün ilkelerini, Türk Milletinin gelişme doğrultusunu gösteren bir pusula haline getirmektir. Yoksa gösterişli törenler ve parlak nutuklarla "Atatürk'ü Yaşatmak" bir avuntudan öteye gidemez.
Bir uçta, din ve maneviyat düşmanlığı; öteki uçta din simsarlığı ve bezirgânlığı yapanlara artık müsaade edilmemelidir.
Bu nedenle de artık milletimiz uzaklaştığı köklerine dönmeli, kökleriyle barışmalı ve geleceğe ulaşmak için gerekli olan gücü köklerinden, tarihinden, dilinden, dininden, kültüründen almalıdır.
İslamı dosdoğru yorumlayan Ahmet YESEVİ atamızın din anlayışını milletimizin arasında yeniden yaygınlaştırmalıyız. Din düşmanlığı için Atatürk’ü sömürmekten de, Atatürk’ü sömürenlere karşı Atatürk’e düşman olmaktan da artık vazgeçmeliyiz.
Atatürk’ü, Kuvayi Milliye neslini ve o neslin verdiği savaşın önemini yeteri kadar bilmeli ve anlatmalıyız.
Milli mücadele için, dini ve milli bilinç; dini ve milli bilincin yaşaması için de milli mücadele gerekli idi ve Atatürk’ün önderliğinde bu mücadele verildi ve kazanıldı.
Ruhumuzda, zihnimizde ve yüreğimizde Mehmet Akif Ersoy’un temsil ettiği değerlerle, Gazi Mutafa Kemal Atatürk’ün mücadelesinin derin anlamını birleştirdiğimizde daha mutlu ve güçlü bir Türkiye Olacağız.
Yılmaz YILDIRIM
TEG-SEN Başkanı
ODBEKDER Başkan Yard.