OBDEKDER´den Basın Açıklaması

OBDEKDER Başkan Yardımcısı Yılmaz Yıldırım 15 Temmuz Milli İradeye Darbe Girişiminin ardından yazılı bir açıklama yaptı.

Yıldırım açıklamasında şunları belirtti;

MİLLET OLARAK SORGULAMAYA BAŞLADIK GALİBA?

               

Basından ve sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla olayları ve yaşananları sorgulamaya başladık. İnşallah bu sorgulamalar samimidir ve kalıcı olur. Tabi ki yapılan bu sorgulamalar dünü, bugünü ve yarını ile yapılmalıdır.

Birçoğumuzun yaptığı gibi bir karışlık alanda sorgulama yapmaya devam edersek bu günlerde oluşan toplumsal kaynaşma ve dayanışma bozularak safların daha sıklaştığı ve sertleştiği günleri görürüz. Oluşacak bu durum da, ne milletimiz nede vatanımız için hayırlı olur.

Millet olarak artık kişiler çıkarlarımızı ve hırslarımızı bir kenara bırakarak olayları, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin tarafı olarak sorgulamalıyız.

                Yöneticilerimiz ve halkımız arasında oluşan birlik görüntülerinin yaşandığı günlerden artık inşallah geriye dönülmez.

Vatanımızı ikinci ve son kez teslim almak için yapılan darbe girişimi;bu kutlu toprağın,inançlı insanlarının vatan sevgisi ve liderlerine olan bağlılığı, güveni sayesinde gerçekleştirilememiştir.

Bu aziz vatanın güzel insanları, kendilerine karşı kurulan tuzaklara karşı uyanık olarak artık geleceğe birlik bilinciyle yürümelidir.

                Bu kutlu ve aziz vatan uğruna şehit olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, şükranlarımı sunuyorum.

10 Kasım 2014 tarihinde yerel basında yayınlanan yazımın bu günlerde bir daha okunması temennisi ile Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu veciz sözüyle yazıma son veriyorum.

 “ Türk milleti, kendini ve memleketini yüksek menfaatleri aleyhinde çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız, milliyetsiz, beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara müsamaha edecek bir heyet değildir. Türk milletinin sosyal düzenini bozmaya yönlendirmeler boğulmaya mahkûmdur.” (1929)

 

HER İNSAN ÖLÜR AMA YAŞAMIŞ SAYILMAZ!

 

Kurtuluş Savaşını örgütleyerek, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsız varlığını gerçekleştiren. Türk Milletinin geleceği için güçlü, kudretli ve aydınlık bir hayatın temellerini atan, büyük bir asker ve devlet adamı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılalı yetmiş altı yıl oldu.

Atamızı saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.

Geçtiğimiz çarşamba günü bir öğretmen arkadaşım, öğrencisi ile arasında geçen bir konuşmayı aktardı. Bazı kafaların hala Atamıza haksızca karalamalarda ve saldırılarda bulunduğunu gördüğüm için bu yazıyı kaleme aldım.

Atamız, Türk Milletine aklın ve bilimin öncülüğünde ilerleyen bir toplum dokusu ve çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma hedefi koymuştur. Ama ne acıdır ki;  gelecek nesilleri düşünmeyip, gelecekteki kişisel çıkarlarını düşünen insanlar; Türk Milletini, Atamıza hep farklı iki uçtan bakmaya zorlamışlar ve hala zorlamaktadırlar.

Bu iki ucu Üstat Necip Fazıl KISAKÜREK, ne güzel tarif etmiştir.

“ Ey din adına yol kesen yobazın oğlu,

Bugün de sen kesersin devrim adına yolu…”

Bu iki düşünce sistemi 76 yıldır milletimizi ikiye bölmüştür ve bölmeye devam etmektedir. Artık bu iki düşünce sisteminin milletimizi bölmesine izin vermemeliyiz.

İslam’a hasım olanlar Atatürk’ü siper etmekten vazgeçmeliler.  İslam’ı öğrenmeli ve İslam’la barışmalıdır. Ama Müslüman’ım diyenler de İslam’ın ilmi, ihlâsı ve hoşgörüyü yücelten gerçekleriyle uyumlu olup, İslam’la bağdaşmalıdırlar.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir demecinde insanın faniliği, toplumun sürekliliği kuralının kendisi için de geçerli olduğunu şu sözleriyle açıklamıştı: ''Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyet'i ilelebet payidar kalacaktır.''

Atamızın naçiz vücudu toprak olmuştur ama Mustafa Kemal Atatürk eserleriyle bu dünyada yaşamış sayılacak ve hep yaşayacaktır.

Atatürk'ü yaşatmak için yapma payandalara gerek yoktur. Atatürk, kendi bütünlüğü içinde yaşama gücüne sahip olduğunu, bütün yozlaştırma ve bölme çabalarına karşın, bugüne kadar göstermiştir.

Atatürk'e sevgi ve saygı ile bağlı olan kuşaklara bugün düşen görev, akılcı bir tutumla Atatürk'ü anlamak ve anlatmaktır. Atatürk’ün ilkelerini, Türk Milletinin gelişme doğrultusunu gösteren bir pusula haline getirmektir. Yoksa gösterişli törenler ve parlak nutuklarla "Atatürk'ü Yaşatmak" bir avuntudan öteye gidemez.

                Bir uçta, din ve maneviyat düşmanlığı; öteki uçta din simsarlığı ve bezirgânlığı yapanlara artık müsaade edilmemelidir.

Bu nedenle de artık milletimiz uzaklaştığı köklerine dönmeli, kökleriyle barışmalı ve geleceğe ulaşmak için gerekli olan gücü köklerinden, tarihinden, dilinden, dininden, kültüründen almalıdır.

İslamı dosdoğru yorumlayan Ahmet YESEVİ atamızın din anlayışını milletimizin arasında yeniden yaygınlaştırmalıyız. Din düşmanlığı için Atatürk’ü sömürmekten de, Atatürk’ü sömürenlere karşı Atatürk’e düşman olmaktan da artık vazgeçmeliyiz.

Atatürk’ü, Kuvayi Milliye neslini ve o neslin verdiği savaşın önemini yeteri kadar bilmeli ve anlatmalıyız.

Milli mücadele için, dini ve milli bilinç; dini ve milli bilincin yaşaması için de milli mücadele gerekli idi ve Atatürk’ün önderliğinde bu mücadele verildi ve kazanıldı.

Ruhumuzda, zihnimizde ve yüreğimizde Mehmet Akif Ersoy’un temsil ettiği değerlerle, Gazi Mutafa Kemal Atatürk’ün mücadelesinin derin anlamını birleştirdiğimizde daha mutlu ve güçlü bir Türkiye olacağız.                            

                

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ereğli Haberleri