AK Parti İlçe Başkan Vekili Yusuf Engin Öksüz CHP Ereğli İlçe Başkanı Fatih San’ın sorularına yanıt verdi. Öksüz konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunlara yer verdi: “Sn.CHP İlçe Bşk San, Başkanlık sisteminin demokrasi ile idare olunan ülkemizde yasama ile yürütme erklerinin birbirinden ayrı ve sağlıklı çalışması dışında ne gibi bir zararı vardır? Anayasada gerekli düzenlemeleri yaparak mevcut parlementer sistem içinde yürütmeyi daha demokratik hale getirebilirsiniz ancak bu yeterli mi? Değil. Çünkü demokrasi ile idare olunacaksak, adil bir idare arıyorsak parlementer sistem yetersiz ve zayıf bir sistem. Demokrasinin gereği kuvvetler ayrılığını gerçekleştirme de yeterli değil. Parlementer sistemde bir milletvekilinin bakan olması ya da tekrar milletvekili seçilebilmesi partisinin genel başkanına bağlıyken o milletvekili milletin değil parti genel başkanının vekilidir. Dolayısıyla yasama yürütmeden ayrı ve millet adına bağımsız değil başbakana bağlıdır. Bak padişahlığın nimetleri bu noktada nasıl da sırıttı. Oysa milletvekili sadece yasa yapmaktan ve yaptıklarından dolayı da sadece kendini seçen halka karşı sorumlu olsa, yasaların gereğini yapmaktan da yine halkın seçtiği bir başkan sorumlu olsa bunlar ayrı ayrı çalışsalar daha demokratik değil midir? Ayrıca bu parlementer sistem belki bugün için evet, ama herzaman adalet dağıtamıyor. 1995 seçimlerinden Refah Partisi 1.çıkmıştı. O gün ki cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini 3.parti genel başkanına verdi. 2. çıkan partiye sende hükümeti destekle dedi. Meclis 5.gelen partiden de Meclis Başkanı seçti. Sonuç? Sonuçta azınlıkların tahakküm ettiği halkın mecbur bırakıldığı bir hükümetle karşılaştık. Hal böyle olunca Milli Egemenlikten bahsedilebilir mi? Kaldı ki siz % 50 sonuç ile iktidarda olan bir hükümete dahi tahammül edemiyorsunuz. Mevcut sistem; seçimlerde adil olunsun, idarede istikrarlı olunsun diyor. Adil olmak adına seçim barajını düşürüyorsun seçimde adalet geliyor sonrasında mecliste beşer-onar milletvekili çıkartmış beş-on parti, uzlaşı arıyorsun, olmuyor. Bozuyor. Tekrar topluyorsun yine olmuyor. Bu arada ülkede istikrar tamamen gidiyor. İstikrar gelsin diye barajı yükseltiyorsun. İstikrar geliyor. % 21,65 ile seçim kazanmış parti tek başına hükümeti kurabiliyor. Adalet gidiyor. 2001 de koalisyon işbaşında iken % -9,9 gerilemiş kalkınmadan Ak Parti hükümetiyle % 10 kalkınma hızına ulaşılıyor. Bu fark ülkemiz adına yazık değil mi? Kökü zaten dışarıdan ithal bir sistemin peşinden böyle inadına gidilir mi? Son on yılda Ak Parti iktidarıyla yakaladığımız Dünya Ekonomisi gelişmiş onaltı ülke içinde ki yerimizi kim koruyacak? Bizi daha müreffeh yarınlara kim taşıyacak? Padişahlık istemiyoruz diyorsunuz. Ancak savunduğunuz sistem bugün Başbakanımıza padişahlardan daha geniş yetkiler tanıyor. Başbakanımız elinde ki yetkilerden feragat ederek Türkiye sevdasıyla özveride bulunuyor. Muhalefet bu özveriye bir anlam veremiyor. Kafası karışmış, padişahlık istemiyoruz diyor. Halkı da uydurduğu bölücülük safsatasıyla korkutuyor. Kalplerde ülke sevdası olmazsa işte her özveri ve fedakârlık altında böyle bit yeniği aranır. Halkımız yasamayı çalıştırmak için nasıl kendisini temsil edecek milletvekilini kendi iradesiyle belirliyorsa. O yasaları yürürlükte çalıştıracak Başkanı da kendi hür iradesiyle belirlesin isteğinin eyalet özlemi neresindedir Allah Aşkına!? Halkımızın kendi hür iradesiyle seçeceği ve sınırlarını yasaların belirlediği bir Başkana sen padişah adını versen ne gam? Beceremediğiniz özelleştirmelerin adı da satmak mı oldu? 1995 yılında dış borcumuz 15,5 milyar dolarken Türk Telekom özelleştirilecekti. 40 Milyar dolar değer biçildi. Danıştay milli menfaatlerimize ters, haberleşmemiz elimizden gidecek, ..ecek, …acak dedi. Sonuçta özelleştirme iptal edildi. 2005 yılında artık ülkede iletişimde ev telefonları kullanılmaz olmuş, Türk Telekom bütün cazibesini yitirmiş Özelleştirmeyi Ak Parti yalvar yakar 6,5 milyar dolara zor gerçekleştirebildi. Sayın CHP ve sevdalıları işte böyle ticaretten anladıkları gibi halkın hür iradesini de padişahlık, eyalet diye anlıyorlar. Daha ne denir? “
İlk yorum yazan siz olun