San açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “2013 -2014 eğitim öğretim yılı başladı. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, üniversiteye başlayan gençlerimize, eğitim camiasında çalışan tüm personelimize ve velilerimize bu eğitim, öğretim dönemde başarılı bir yıl geçirmelerini dilerim.
Eğitim işi bir ülkenin geleceğini belirleme de en etken yoldur. Dünyanın gelişmiş ülkeleri ile yan yana yürümek, onlarla eşit söz hakkına sahip olmak istiyorsanız eğitim yarışının içinde olacaksanız. Bu gereklilikleri taşıyacak eğitim ve öğretim sistemi içerisinde olmak zorundasınız. 11 yılda 5 bakan değiştiren her bakanın sistem değiştirdiği, değiştirilen sistemin sonucuna varmadan yanlış olduğunun anlaşılması sonucu sistemlerden vazgeçmişlerdir. Yapılan bu hatalar gelişmiş ülkelerle aynı yerde olunamayacağını göstermiştir. Eğitim işi yazboz tahtası değildir. Eğitim, çağdaş dünyanın gereksinimlerine göre uzun ve kapsamlı bir programlar sistemidir. Bu sistemi kuramayanlar 3. Dünya ülkesi olarak kalmaya mahkûmdur. Geri kalmış ülkeler kendi içinde kimliksel, mezhepsel kavgalarla birbirini öldürmekten öteye gidemeyeceği yaşanmakta ve görülmektedir.
Kendi dünya görüşünü topluma kabul ettirmek adına eğitimde yapılan bu yanlışlar ülkemizi bir adım ileriye taşıyamayacaktır. Taşımadığı da görülmektedir. Uygarlık satın alınan bir mal değildir. Uygarlık bilgi, davranış, düşünce, sözlük ve kavram birikimidir. Uygarlık çevresel duyarlılık birikimidir. Her şeyi satın alabiliriz ama uygarlığı satın alamayız. Uygarlığa ulaşmak toplumsal eğitim ve öğretimden geçtiğini unutmayalım. Bilimin ve aklın gösterdiği yoldan gidilmezse, bilimi ve üretimi bir arada uygulayan, uygar ülkelerin pazarı olmaktan ileriye gidilemeyecektir. Üretmeden uygar ülkelerden ithal ettikleri ürünlerin kullanmayı marifet sayacaklardır.
Ülkesini seven, ülkenin geleceği için üreten bir toplumu ancak eğitimle yönlendirebiliriz. Tüketmeyi değil üretmeyi düşünen beyinler yetiştirilmeli. Yurtdışına beyin göçleri önlenmeli ve gençlerin ülkemizde laboratuar çalışmalarına büyük destek verilmelidir. Ülkenin aydınlık geleceğine yapılacak bu çalışmalarla yön verilebilir.
Gençlerimizin, bilimin, sanatla ve sporla buluşturulması yaratıcı beyinlerin ortaya çıkmasına vesile olacaktır. Estetiği ve güzelliği, gören algılayan sosyal bir toplum oluşturulmalıdır. Gerçek eğitim dinimizin güzellikleri, insan sevgisini, bilimin önemini gösterecektir. Hurafelerden arınmış bir din olduğunu, dinin ahlak olduğunu, insan öldürmenin bu dinde olmadığı, Allah adına Müslümanların bir birlerini kesmeyeceğini de gösterecektir. İyi bir eğitim, iyi bir yaşam demektir.
Atanamayan öğretmenler büyük bir sorun olarak durmaktadır. Sendikalara göre atamalar öğretmenlerin hakkaniyet duygusunu yok etmektedir. Öğretmenler arasında adaletin olmaması eğitimin kalitesi de düşürecektir. Eğitim kalitesinin düşmesi toplumda kültürel yozlaşmanın önünü açacaktır.
Okulların bölünmesi, kenar mahallelerde ilkokul ve ortaokulun ayrılması neticesinde servisle öğrenci taşımalarını zorunlu kılacaktır. Gelir seviyesi belli aileleri ekonomik yönden yıpratacaktır. Eğitimin 4+4+4 kuralında olduğu gibi çok ciddi sorunlarınla başladığı görülmektedir. AKP Hükümeti eğitimde olduğu gibi her alanda yapbozlarla ülkeyi kaosa sürüklemektedir. Buna rağmen çok çalışarak, çok okuyarak geleceğe yön verecek siz gençlersiniz. Sınav soruların servis edilmediği, güzel bir eğitim öğretim yılı diliyorum” diye konuştu.